Son güncelleme: 9 Eylül 2026
Muayenede göz çevresinden şikâyet eden danışanların çoğu aslında “göz kapağım sarktı” demiyor. Kurulan cümle genelde şu oluyor: “Dinlenmiş görünmüyorum, fotoğraflarda hep yorgunum.” Kişi aynada tam olarak neyin değiştiğini tarif edemiyor, ama bakışının ağırlaştığını hissediyor. O ağırlığın kaynağı çoğu zaman üst kapakta biriken fazla cilt ya da alt kapakta öne doğru belirginleşen yağ yastıkçıklarıdır. Göz çevresi yaşlanmanın ilk sinyallerini veren bölgedir; cildi yüzün geri kalanına göre belirgin biçimde ince olduğu için hacim ve elastikiyet kaybını gizleyemez.
Bizi Google’da tercih edilen kaynak yapınYeni yazılarımız aramalarınızda öne çıksınEkleGöz kapağı estetiği, tıp dilindeki adıyla blefaroplasti, bu tabloyu düzenlemek için uyguladığımız cerrahi işlemin genel adı. Ama tek bir ameliyattan söz etmiyoruz: üst kapak ve alt kapak farklı iki problem, farklı iki teknik ve farklı iki iyileşme süreci demek. Aşağıda ikisini ayrı ayrı ele aldık. Muayenede neye baktığımızı, ameliyatın masada gerçekte nasıl planlandığını, iyileşmenin hafta hafta nasıl ilerlediğini ve hangi durumlarda cerrahiye hiç girmeden beklemenin daha doğru olduğunu olabildiğince açık yazdık.
İçindekiler
ToggleGöz kapağı estetiği (blefaroplasti) nedir?
Kısa cevap: Blefaroplasti, göz kapaklarındaki fazla cildin, gevşemiş kas dokusunun ve öne doğru fıtıklaşan yağ yastıkçıklarının kontrollü biçimde düzenlendiği cerrahi işlemin adıdır.
Göz kapağı ince bir deri katmanından ibaret değil. En dışta cilt var, hemen altında göz kapağını kapatmayı sağlayan orbikülaris kası, onun da altında göz küresini yastık gibi saran yağ bölmeleri bulunuyor. Bu bölmeleri yerinde tutan zar yıllar içinde inceliyor ve gevşiyor. Yağ öne doğru itilince alt kapakta torba görüntüsü, üst kapakta ise iç köşede dolgunluk oluşuyor. Aynı süreçte cilt elastikiyetini kaybediyor ve fazlalık kapağın kıvrımı üzerine biniyor.
Blefaroplastide amaç bu üç dokuyu birden ele almaktır: fazla cildi çıkarmak, gerekiyorsa kas şeridini incelterek düzenlemek ve yağ dokusunu tamamen almak yerine yeniden dağıtmak. Son yıllarda göz çevresi cerrahisinde yaklaşımın değiştiği nokta tam olarak burası. Yağın hepsini almak kısa vadede belirgin bir rahatlama sağlasa da uzun vadede göz çukurunun çökük görünmesine yol açabiliyor. Bu yüzden çoğu olguda yağı azaltmak yerine göz altı oluğuna doğru kaydırmayı tercih ediyoruz.
Bir ayrım daha var ve muayenede sık karışıyor: cilt fazlalığı (dermatoşalazis) ile kapak düşüklüğü (pitozis) aynı şey değildir. Birincisinde kapak kası normal çalışır, sarkan yalnızca deridir. İkincisinde kapağı kaldıran kasın işlevi zayıflamıştır ve kapak kenarı göz bebeğinin üzerine iner. İkisinin cerrahi planı farklıdır. Görme alanınızın üst kısmı kapanıyorsa ya da bir göz belirgin şekilde diğerinden düşükse, estetik planlamadan önce göz hastalıkları değerlendirmesi istiyoruz.
Üst göz kapağı estetiği ile alt göz kapağı estetiği arasındaki fark nedir?
Kısa cevap: Üst kapakta temel sorun fazla cilttir ve ameliyat daha kısa, iyileşmesi daha hızlıdır; alt kapakta ise sorun ağırlıklı olarak yağ yastıkçığı ve kapak gevşekliğidir, teknik daha katmanlıdır ve morarma daha belirgin olur.
İki bölgeyi birbirinden ayıran şey yalnızca konum değil. Üst kapak fazlalığı çoğunlukla mekanik bir şikâyettir; kişi far süremediğini, gözlük camına cildinin değdiğini ya da akşama doğru kapaklarının ağırlaştığını anlatır. Alt kapak şikâyeti ise neredeyse tamamen görsel bir şikâyettir: gölge, oluk, torba. Bu ayrım ameliyatın planını da beklentiyi de değiştirir.
| Karşılaştırma | Üst göz kapağı | Alt göz kapağı |
|---|---|---|
| Temel sorun | Fazla ve kıvrım üzerine binen cilt | Öne belirginleşen yağ, oluk ve gölge |
| Sık kurulan cümle | “Kapağım kirpiğime değiyor” | “Altımda torba var, yorgun görünüyorum” |
| Kesi yeri | Kapağın doğal kıvrımının içi | Kapağın iç yüzü ya da kirpik altı |
| Anestezi | Genellikle lokal + sedasyon | Lokal + sedasyon ya da genel anestezi |
| Yaklaşık işlem süresi | 45-60 dakika | 60-90 dakika, ek işleme göre değişir |
| Dikiş | Genelde 5-7 gün sonra alınır | İç keside çoğunlukla eriyen dikiş |
| Morluk ve ödem | Daha sınırlı | Daha belirgin ve daha uzun süreli |
| Sosyal görünüme dönüş | Ortalama 7-10 gün | Ortalama 10-14 gün |
| Sık eklenen işlem | Kaş pozisyonunun düzenlenmesi | Yağ transpozisyonu, kapak destek dikişi |
Tablodaki süreler ortalamadır; kişinin cilt yapısı, kanama eğilimi ve uygulanan ek işlemler bu aralıkları değiştirir. İki kapağın aynı seansta yapılması da mümkündür ve uygun adaylarda sık tercih ettiğimiz bir yoldur.
Göz kapağı estetiği ameliyatı nasıl yapılır?
Kısa cevap: Üst kapakta kapağın doğal kıvrımına saklanan bir kesiyle fazla cilt ve gereken kadar kas-yağ dokusu düzenlenir; alt kapakta ise çoğunlukla kapağın iç yüzünden girilerek yağ yeniden dağıtılır, cilt fazlası varsa kirpik altından çok ince bir şerit alınır.
Ameliyat öncesinde çizim aşaması, işlemin kendisi kadar belirleyicidir. Danışan oturur pozisyondayken, gözler açıkken ve mimik yapmadan çizim yapılır. Yatar pozisyonda yapılan ölçüm yanıltıcı olabilir, çünkü doku yer değiştirir. Üst kapakta alınacak cilt miktarını belirlerken bıraktığımız güvenlik payı önemlidir; kapağın rahat kapanabilmesi için belli bir cilt yüksekliği mutlaka korunur. Fazla cilt almak, gözün gece tam kapanmaması gibi kalıcı sıkıntılara yol açabilir.
Üst kapakta kesi, kapağın kendi kıvrımı içinde kalacak şekilde planlanır. Fazla cilt çıkarıldıktan sonra iç köşedeki yağ dolgunluğu değerlendirilir; belirginse azaltılır. Orbikülaris kasından ince bir şerit alınması gerekip gerekmediğine kapağın kalınlığına bakarak karar veririz. Kapama çok ince dikişlerle yapılır ve iyileşme tamamlandığında iz, kapak açıkken kıvrımın içinde kaldığı için genellikle fark edilmez.
Alt kapakta iki ana yol var. Cilt fazlalığı yoksa ve tek sorun yağ yastıkçığıysa transkonjonktival yaklaşımı, yani kapağın iç yüzünden girilen yöntemi tercih ediyoruz; dışarıda kesi olmadığı için görünür iz bırakmaz. Cilt fazlalığı da varsa kirpiğin hemen altından çok ince bir kesi eklenir. Her iki teknikte de yağ tamamen boşaltılmaz; göz altı oluğunu dolduracak biçimde aşağı doğru kaydırılır. Kapak kenarında gevşeklik saptanmışsa aynı seansta destek dikişi uygulanır. Bu adım atlanırsa kapak kenarı aşağı doğru çekilebilir ve gözün altında beyaz alan genişleyebilir.
Anestezi tercihi kişiye ve planlanan işleme göre değişir. Yalnız üst kapak yapılacaksa lokal anestezi ve hafif sedasyon çoğu zaman yeterlidir; danışan işlem boyunca uyanıktır ama ağrı hissetmez. Alt kapak eklendiğinde ya da yüzün başka bölgesiyle birlikte planlandığında genel anestezi gündeme gelir. Kararı anestezi uzmanıyla birlikte veriyoruz.
Göz kapağı estetiği kimlere uygun, kimlere uygun değildir?
Kısa cevap: Genel sağlığı uygun, beklentisi gerçekçi ve muayenede yapısal bir fazlalık ya da yağ belirginliği saptanan kişiler blefaroplasti için uygun aday sayılır; kontrolsüz göz kuruluğu, tedavi edilmemiş tiroid göz hastalığı ve aktif göz enfeksiyonu ise planı erteleten başlıklardır.
Yaş tek başına ölçüt değil. Otuzlu yaşların sonunda ailesel olarak belirgin yağ yastıkçığı olan biri de, altmışlı yaşlarda cilt fazlalığı yoğunlaşmış biri de aday olabilir. Baktığımız şey doğum tarihi değil, dokunun nasıl davrandığı. Muayenede kapağı elle kaldırdığımızda şikâyetin ne kadar düzeldiğini, kaşın nerede durduğunu ve alnın bu tabloya ne kadar katkı yaptığını değerlendiririz.
Şu başlıklarda genellikle bekliyoruz ya da önce başka bir branşa yönlendiriyoruz: kontrol altında olmayan göz kuruluğu, tiroid kaynaklı göz bulguları, kontrolsüz tansiyon ve şeker, kanama bozukluğu öyküsü, aktif blefarit ya da arpacık. Sigara kullanımı ameliyatı imkânsız kılmaz ama yara iyileşmesini yavaşlattığı için işlem öncesi ve sonrasında ara verilmesini istiyoruz. Gözünüzde batma, kızarıklık, sabahları yapışma gibi şikâyetler sürüyorsa cerrahi planlamadan önce bunların değerlendirilmesi gerekir.
Şunu da açıkça söyleyelim: göz kapağı estetiği yüzün tamamını gençleştiren bir işlem değildir. Şikâyet aslında kaş düşüklüğünden ya da orta yüzün aşağı kaymasından kaynaklanıyorsa sadece kapak ameliyatı beklentiyi karşılamaz. Yüz bölgesinde uygulanabilecek seçeneklerin tamamına genel bir çerçeveden bakmak isteyenler için yüzü yukarı kaldıran işlemleri topluca ele aldığımız yazı yol gösterici olabilir.
Ameliyat öncesi hangi muayene ve hazırlıklar yapılır?
Kısa cevap: Göz kuruluğu sorgusu, kapak gevşekliği testleri, kaş pozisyonu ölçümü, göz hastalıkları konsültasyonu ve rutin kan tetkikleri hazırlığın standart parçalarıdır.
İlk görüşmede en çok zaman ayırdığımız konu göz kuruluğu. Ameliyat sonrası ilk haftalarda gözyaşı film tabakası geçici olarak bozulabilir; öncesinde zaten kuruluk varsa bu şikâyet belirginleşir. Bu yüzden yapay gözyaşı kullanıp kullanmadığınızı, uzun ekran çalışmalarında batma olup olmadığını ve daha önce lazer görme ameliyatı geçirip geçirmediğinizi ayrıntılı sorguluyoruz.
Sonrasında kapak desteği değerlendirilir. Alt kapağı hafifçe aşağı çekip bıraktığımızda kapağın yerine dönme hızı, kapak kenarındaki gevşeklik hakkında fikir verir. Yavaş dönüyorsa aynı seansta destek dikişi planlarız. Kaş pozisyonu da ayrı bir başlıktır: kaş aşağı inmişse üst kapaktan cilt almak tabloyu düzeltmek yerine kaşı daha da aşağı çekebilir. Bu ayrım yapılmadığında sonuçtan memnuniyetsizlik neredeyse kaçınılmaz olur.
Pratik hazırlıklar da var. Kan sulandırıcı ilaç, aspirin, balık yağı, E vitamini ve bitkisel takviyeler kanama eğilimini artırabildiği için hekim onayıyla ve belirlenen süre öncesinde bırakılır. Reçeteli bir ilacınız varsa kendi başınıza kesmeyin, mutlaka takip eden hekiminize danışın. Ameliyat sabahı makyajsız gelinmesini, kontakt lens kullanılmamasını ve yanınızda güneş gözlüğü bulundurulmasını rica ediyoruz.
Göz kapağı estetiği iyileşme süreci hafta hafta nasıl ilerler?
Kısa cevap: İlk 48 saat ödem ve morluğun en yoğun olduğu dönemdir, birinci hafta sonunda dikişler alınır, ikinci hafta sonunda çoğu kişi sosyal görünümünü büyük ölçüde toparlar, ince ödemin tamamen çözülmesi ise iki ila üç ay sürebilir.
| Dönem | Beklenen tablo | Bizim önerimiz |
|---|---|---|
| 0-48 saat | Şişlik ve morluk en yoğun; hafif gerginlik ve batma hissi | Baş yüksekte yatmak, soğuk uygulama, göz ovmamak |
| 3-7 gün | Morluk renk değiştirerek açılmaya başlar; kapaklar hâlâ dolgun | Dikiş bakımı, yapay gözyaşı, ekran süresini kısaltmak |
| 1-2 hafta | Dikişler alınır, kesi çizgisi pembe ve ince görünür | Güneş gözlüğü, ağır kaldırmaktan ve eğilmekten kaçınmak |
| 2-4 hafta | Sosyal görünüm büyük ölçüde toparlanır, hafif asimetri olabilir | Hekim onayıyla hafif tempolu yürüyüşe dönmek |
| 1-3 ay | İnce ödem çözülür, kesi izi solmaya başlar | Güneş koruması, önerilen iz bakımını sürdürmek |
| 3-6 ay | Doku yerine oturur, iz büyük ölçüde silikleşir | Kontrol muayenesi ve sonucun birlikte değerlendirilmesi |
Takvim ortalamadır; ince ciltli kişilerde morluk daha uzun kalabilir, alt kapak eklendiğinde süreç birkaç gün uzar. Ödem sabahları daha belirgin, akşama doğru daha hafif hissedilir; bu dalgalanma iyileşmenin normal seyridir. Ancak ani ve tek taraflı artan şişlik, giderek şiddetlenen ağrı, görmede bulanıklaşma veya ışığa bakarken belirginleşen zorlanma olursa beklemeden bize ya da en yakın acile başvurulmalıdır.
Göz kapağı estetiğinin riskleri ve olası yan etkileri nelerdir?
Kısa cevap: En sık karşılaşılanlar geçici ödem, morluk, göz kuruluğu ve kısa süreli bulanık görmedir; daha seyrek olarak asimetri, iz sorunları, kapak kenarının pozisyon değiştirmesi ve çok nadiren göz arkası kanama görülebilir.
Blefaroplasti, plastik cerrahide en sık uygulanan işlemlerden biri ve genel olarak öngörülebilir bir seyri var. Yine de her cerrahi girişim gibi kendi risk başlıklarını taşıyor ve bunları konuşmadan onam almıyoruz. İlk haftalarda gözyaşı dengesindeki geçici bozulmaya bağlı batma ve kuruluk sık görülür; yapay gözyaşı ile yönetilir ve genellikle birkaç hafta içinde geriler. Merhem kullanımına bağlı geçici bulanık görme de beklenen bir durumdur.
Alt kapakta en çok dikkat ettiğimiz başlık kapak kenarının pozisyonu. Kapak desteği zayıfken fazla cilt alınırsa kapak aşağı doğru çekilebilir ve gözün alt kısmında beyaz alan genişleyebilir. Bunu önlemenin yolu ameliyattan önce gevşekliği doğru saptamak ve gerektiğinde destek dikişini planın parçası hâline getirmek. İki kapak arasında hafif asimetri erken dönemde sık görülür ve çoğunlukla ödem çözüldükçe dengelenir; kalıcı asimetri seyrektir ve gerekirse küçük bir düzeltmeyle ele alınır.
Çok nadir görülen ancak acil değerlendirme gerektiren tablo göz arkası kanamadır. Şiddetli ağrı, hızla artan şişlik ve görme kaybı ile kendini gösterir; bu belirtiler ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden hekime ulaşılmalıdır. Şikâyetleriniz azalmak yerine artıyorsa ya da beklediğinizden uzun sürüyorsa kontrol randevunuzu beklemeyin, bizi arayın.
Göz kapağı estetiğinin sonucu ne kadar kalıcıdır?
Kısa cevap: Üst kapaktan alınan cilt fazlası genellikle uzun yıllar geri gelmez, alt kapakta yeniden dağıtılan yağ dokusu da kalıcı olur; ancak yaşlanma süreci durmadığı için görünüm zamanla değişmeye devam eder.
Danışanların en sık merak ettiği başlık bu. Şöyle anlatıyoruz: ameliyat saati geri alır, ama saati durdurmaz. Üst kapakta çıkarılan cilt aynı miktarda yeniden oluşmaz; bu nedenle üst blefaroplasti sonuçları çoğu kişide uzun süre korunur. Alt kapakta ise yağın yeniden dağıtılmasıyla elde edilen düzelme kalıcıdır, fakat cilt kalitesindeki değişim ve orta yüzün aşağı kayması yıllar içinde devam eder.
Sonucun ne kadar süre korunacağını etkileyen başka değişkenler de var: güneşe maruziyet, sigara, uyku düzeni, cilt bakımı ve genetik. Göz çevresi cildini koruyan kişilerde tablo daha uzun süre stabil kalır. Kaş pozisyonu zamanla düştüğünde üst kapak yeniden ağırlaşmış gibi hissedilebilir; bu durumda gereken şey ikinci bir kapak ameliyatı değil, kaş seviyesine yönelik bir planlamadır. Bu ayrımı kontrol muayenesinde netleştiriyoruz.
Ameliyatsız yöntemler göz kapağı estetiğinin yerini tutar mı?
Kısa cevap: Hafif düzeydeki ince çizgilerde ve gölgelenmede ameliyatsız yaklaşımlar destek olabilir, ancak belirgin cilt fazlalığı ya da öne çıkmış yağ yastıkçığı varsa cerrahi dışındaki yöntemler aynı düzeltmeyi sağlamaz.
Bu soruyu neredeyse her muayenede duyuyoruz, çünkü göz çevresine yapılacak bir ameliyat fikri doğal olarak tedirgin ediyor. Açık konuşalım: botulinum toksini kırışıklığı yapan kas hareketini azaltır, dolgular hacim kaybını dengeleyebilir, enerji temelli cihazlar cilt kalitesini destekleyebilir. Bunların hiçbiri fazla deriyi ortadan kaldırmaz. Kapak kıvrımının üzerine binen bir cilt varsa çözüm cerrahidir.
Askı ipleri de sık gündeme geliyor. İplikler dokuyu belirli ölçüde yukarı taşır, hafif sarkmalarda ve doku desteği hâlâ iyi olan kişilerde makul bir seçenek olabilir. Nasıl uygulandığını merak edenler Fransız askısı ve ipli yüz germe rehberimize göz atabilir; kolajen uyarımına dayanan yaklaşımları ise kolajen ip uygulamasını anlattığımız yazıda topladık. Kaş bölgesine yapılan askı uygulamaları üst kapaktaki ağırlık hissini bir miktar hafifletebilir, ama cilt fazlalığının yerini almaz.
Karar verirken kullandığımız çerçeve basit: şikâyet hafifse ve yapısal bir fazlalık yoksa daha az girişimli seçeneklerden başlanır. Cilt belirgin şekilde fazlaysa, ameliyatsız yöntemleri arka arkaya denemek çoğu zaman zaman kaybına dönüşür. Göz çevresine yapılacak her uygulamanın deneyimli ellerde ve tıbbi ortamda yapılması gerektiğini de eklemek isteriz; bölge dar, damarsal yapısı yoğun ve hata payı düşüktür.
Göz kapağı estetiği başka işlemlerle birlikte yapılabilir mi?
Kısa cevap: Uygun adaylarda kaş kaldırma, yüz germe ve çene altına yönelik işlemlerle aynı seansta planlanabilir; kararı genel sağlık durumu, toplam ameliyat süresi ve anestezi değerlendirmesi belirler.
Göz çevresi tek başına değerlendirilmesi zor bir bölgedir. Üst kapak şikâyetinin bir kısmı kaş düşüklüğünden kaynaklanıyorsa iki işlem birlikte planlandığında sonuç daha dengeli olur. Alt kapak ile orta yüz de aynı şekilde birbirini tamamlar; yanak desteği azaldığında göz altı oluğu derinleşir ve tek başına kapak cerrahisi beklentiyi tam karşılamaz.
Çene altı ve boyun bölgesi de sık birleştirilen alanlardır. Şikâyet ağırlıklı olarak çene altındaysa değerlendirme farklı ilerler; gıdı ameliyatının nasıl yapıldığını anlattığımız yazı bu bölgenin planlamasını ayrıntılı ele alıyor. Yine de aynı seansa eklenen her işlem iyileşme süresini ve risk profilini etkiler; planı olabildiğince geniş tutmak her zaman avantaj değildir. Doğru kombinasyon, danışanın önceliğine ve muayene bulgularına göre şekillenir.
Sık Sorulan Sorular
Göz kapağı estetiği ameliyatı ağrılı mıdır?
Ameliyat sırasında ağrı hissedilmez; lokal anestezi ve sedasyon uygulandığında bölge tamamen uyuşturulur. Sonrasında tarif edilen his genellikle ağrıdan çok gerginlik, batma ve baskı duygusudur. Çoğu kişide basit ağrı kesiciler yeterli olur ve şikâyet birkaç gün içinde belirgin şekilde azalır. Ağrı azalmak yerine artıyorsa ya da tek taraflı zonklama tarifleniyorsa kontrol muayenesi gerekir.
Göz kapağı estetiğinden sonra işe ne zaman dönebilirim?
Yalnız üst kapak yapılmışsa masa başı bir işe ortalama yedi ila on gün içinde dönmek çoğu kişide mümkün olur. Alt kapak eklendiğinde morluk daha uzun sürdüğü için bu süre on dört güne yaklaşabilir. Fiziksel güç gerektiren, eğilme ve ağırlık kaldırma içeren işlerde dönüş daha geç olur ve hekim onayına bağlıdır. Erken dönemde zorlanmak kanama ve ödem açısından risk oluşturur.
Göz kapağı estetiği kaşları da yukarı kaldırır mı?
Hayır, blefaroplasti kaş seviyesini yükseltmez; yalnızca kapaktaki fazla cildi ve yağ dokusunu düzenler. Şikâyetin kaynağı düşük kaş ise kapaktan cilt almak kaşı daha da aşağı çekebilir. Bu nedenle muayenede kaş pozisyonu ayrıca ölçülür ve gerekiyorsa kaşa yönelik ayrı bir planlama önerilir. İki durumun ayrımı, sonuçtan duyulan memnuniyeti doğrudan etkiler.
Alt göz kapağındaki morluklar ameliyatla tamamen geçer mi?
Göz altındaki koyuluk her zaman tek nedene bağlı değildir. Yağ yastıkçığının oluşturduğu gölge cerrahiyle belirgin biçimde azalabilir, ancak ince ciltten geçen damarların yarattığı morumsu renk ya da pigment kaynaklı koyuluk ameliyatla ortadan kalkmaz. Bu ayrımı muayenede yapıyor ve beklentiyi baştan netleştiriyoruz. Pigment ağırlıklı tablolarda cilt bakımına yönelik ayrı bir plan gerekebilir.
Ameliyattan sonra kontakt lens ve makyaja ne zaman başlanabilir?
Kontakt lens kullanımına genellikle dikişler alındıktan ve kapak ödemi belirgin şekilde geriledikten sonra, hekim onayıyla dönülür. Göz çevresi makyajı için de kesi çizgisinin tam kapanmış olması beklenir. Erken başlamak tahriş ve enfeksiyon riskini artırır. Gözde kızarıklık, akıntı veya artan batma varsa lens ve makyaj ertelenmeli, kontrol muayenesi öne alınmalıdır.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye yerine geçmez. Göz kapağı estetiğiyle ilgili karar, muayene bulguları ve kişisel sağlık geçmişi değerlendirilerek verilir; şikâyetleriniz sürüyor ya da artıyorsa hekiminize başvurun.
İlgili İçerikler

Op. Dr. Çağıl Meriç Erenoğlu
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi
Op. Dr. Çağıl Meriç Erenoğlu, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur; uzmanlık eğitimini Ege Üniversitesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalında tamamlamıştır. Yüz estetiği, yüz germe ve vücut şekillendirme uygulamaları alanında hizmet vermektedir.
Hakkımda ›
